Periodontoloji – Diş Eti Hastalıkları Tedavisi

   

Erken aşamalı diş eti hastalıkları, gerekli önlemler alınmadığı ve zamanında tedavi edilmediği takdirde çok daha ciddi diş eti problemlerine yol açabilir. Eğer siz de herhangi bir diş eti hastalığı sahibi olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, yalnız değilsiniz. Yıl içerisinde kliniğimize diş eti tedavisi için gelen hasta sayısı bir hayli yüksek. Peki bu diş eti rahatsızlığına yol açan sebepleri, ne zaman endişelenmeniz gerektiğini ve herhangi bir diş eti sorunu ile karşı karşıya kaldığınız zaman ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Şimdi öğrenme zamanı.

Diş Eti Hastalıkları Çeşitleri Nelerdir?

1. Diş Eti İltihapları

Diş eti iltihabının erken aşamaları gingivit olarak da bilinir. Diş eti iltihaplarının en yaygın sebebi ise elbette zayıf ağız ve diş bakımıdır. Söz konusu diş eti rahatsızlıkları olduğu zaman en sık rastlanan hastalığın bu olduğunu söylemek mümkündür. Gingivit, çene kemiğini çerçeveleyen pembe gingivaya ve diş etinin yumuşak dokusuna zarar vermekle birlikte kemiği ya da dişin kaynama mekanizmasını etkilemez. Lokal gingivit ile karşılaşabileceğiniz gibi yayılabilen gingivit ile baş etmek durumunda da kalabilirsiniz. 

Belirtiler:Kızarıklık, şişkinlik, diş eti ağrısı, fırçalandığında ya da dokunulduğunda meydana gelen diş eti kanaması.

2. Kronik Periodontit

Bu, bir diş eti enfeksiyonu olan gingivit ile kıyasla daha ciddi bir diş eti sorunu olarak karşımıza çıkar. Kronik periodontitte işin içine diş etini destekleyen kemik de girer ve dişin tutunma mekanizması da bu süreçte etkilenebilir. Genel olarak kronik periodontit, yerel mi yoksa yayılmış mı olduğuna ve ağız içi kemiklere oluşturduğu tehlikeye göre sınıflandırılmakta ve tedavi edilmektedir. Bu tip diş eti rahatsızlığının oluşturduğu en büyük risk, diş etine bağlı olan dişin kaybedilmesidir. Dişin kaybedilme riskinin oranı ise çekilecek bir diş röntgeni ile belirlenebilir. Unutmamak gerekir ki bazı kronik periodontitler, zamanında tedavi edilmemiş veya yanlış tedavi edilmiş gingivitten dolayı meydana gelebilir; bu yüzden de hiçbir diş eti iltihabını hafife almamak gerekir. 

Belirtiler:Kızarıklık, şişkinlik, diş eti kanaması, 5 milimetreden daha derin diş cepleri, kemik tahribi, dişte gevşeklik ve dişler arasında giderek açılan boşlukların oluşumu.

3. Periodontal Apse

Periodontal apse, ya da diğer adı ile diş eti apsesi, diş eti dokusunda, diş eti ceplerinde ya da diş kökü çatalında meydana gelebilecek yerel apseli bir enfeksiyon olarak bilinir. Diş eti apseleri, dişin tutunma mekanizmasını göz açıp kapayıncaya kadar tahrip ederek ilgili dişin düşmesine yol açabilir. 

Belirtiler:Diş eti cebinde ya da diş kökü çatalında gözle görünür, pürüzsüz ve parlak bir şişkinlik, iltihaplı akıntı, ağrı, dışarıdan dokunmaya karşı hassasiyet, dişlerde gevşeklik ve çene kemiğinde ağrı.

4. Perio-Endo Lezyonlar

Dişlerdeki pulpa dokusu, sinirler ve damarlar, dişi çerçeveleyen ve destekleyen dokular ile bağlantılı olduğu için bazen diş köklerinde başlayan bir enfeksiyon diş etlerine taşabilir; ya da tam tersi. Bu gibi durumlarda tedavi, endodonti tedavisi ve periodontoloji tedavisi birlikte olmak üzere kombine edilmelidir.

Belirtiler:Şişkinlik, diş köklerinden doğan şiddetli ağrı, soğuk ve sıcağa karşı hassasiyet.

5. Diş Eti Çekilmesi

Kronik periodontitin bir sonucu olarak bazı durumlarda diş kökünün boynu dışarıya açık hale gelebilir; bu da diş etinin geriye çekildiği anlamına gelir. Diş eti çekilmesi bazen aşırı düzeyde diş fırçalama yüzünden de meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda estetik çözümlerden çok öncelikli olarak diş kökünü dışarıya çıkmaya zorlayan sebepler tedavi edilmelidir.

Belirtiler:Diş kökünün baş kısmının görünür olması, dişin olduğundan daha uzun görünmesi, estetik dışı bir görüntü oluşumu, sıcak ve soğuğa karşı aşırı duyarlılık. 

Diş Eti Rahatsızlıkları Nasıl Önlenir?

Bir diş eti enfeksiyonu ile karşı karşıya kaldığınız durumlarda öncelikli amacınız, enfeksiyonun gingivit aşamasından öteye gitmesini önlemek olmalı. Bununla birlikte gingivit de dahil olmak üzere bütün diş eti rahatsızlıklarını kendinizden mümkün olduğunca uzak tutmak için diş eti bakımında almanız gereken önlemler de yok değil:

1. Etkili ve kaliteli ağız ve diş bakımı uygulayın. 

Diş eti rahatsızlıklarını önleme süreciniz, doğru ve düzenli ağız ve diş bakımı yapmanız ile başlar. Günde iki kere dişlerinizi fırçalamak, düzenli aralıklarla diş ipi kullanmak ve ağzınızı hijyenik ağız suları ile çalkalamak, standart diş bakımı rutininizin bir parçası olmalıdır. Dişlerinizi fırçalarken diş etleriniz konusunda hassas olmalı ve fırçayı aşırı derecede sert hareketlerle kullanmaktan kaçınmalısınız. Başka bir deyişle diş eti hattını fırçalarken uyguladığınız kuvvet, diş yüzeylerinizi fırçalarken uyguladığınız kuvvetten daha az olmalı. Bununla birlikte dişlerinizin arasında kalan yiyeceklerin sadece dişlerinize değil, aynı zamanda diş etlerinize de zarar verebileceğini unutulmamalıdır. Çoğu diş eti rahatsızlığı da tam olarak dişlerin arasında kalan ve diş etlerini aşındıran gıda birikintileri yüzünden oluşur. Dişlerinizin arasında kalan yiyecekleri kürdan ya da diş ipi yardımı ile almanız ve arada kalan yiyecek olmadığında bile diş ipi ile diş aralarınızı temizlemeniz, diş eti bakımında uygulamanız gereken en önemli adımlardan.

2. Diş eti hastalıkları ile karşı karşıya kalma riskinizi azaltın.

Diş etinizde oluşabilecek hastalık riskleri ile ilgili bir diş hekimi ya da bir periodontoloji uzmanı ile konuşmanızda fayda var. Eğer sigara içiyorsanız, diş eti sağlığınızı koruyabilmeniz için bırakmak, uygun bir alternatif olabilir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme rejimi, diş etlerinizi daha sağlam ve kuvvetli hale getirebilir. Yemekten hemen sonra şekersiz sakız çiğnemek de ağız içindeki tükürük dolaşımını sağlar ve dişlerinizde birikmiş kalıntıların çözülmesine yardımcı olur. Şeker tüketiminizi azaltmak ve taze sebze-meyve tüketiminizi artırmak da diş eti sağlığınızı kuvvetlendirebilecek diğer etmenlerden.

3. Düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edin.

Kusursuz ağız ve diş sağlığı söz konusu olduğunda diş hekiminiz, bu konudaki bir numaralı destekçinizdir. Bununla birlikte düzenli olarak dişçi muayenesine gittiğiniz zaman sizin göremediğiniz diş ve diş eti sorunlarını hekiminiz çok daha net bir şekilde tespit edebilir ve erken tedavinin yolunu açabilir. Unutmayın ki erken tedavi edilen diş eti rahatsızlıkları, hastaya minimum düzeyde ağrı, estetik kaygı ve maliyet oluştururken geç kalınmış diş eti tedavileri hastanın hem sağlığına hem de cebine ciddi oranda zarar verebilir. Diş eti hastalıklarına en iyi çözümü yine diş eti hastalıklarında uzmanlaşmış bir diş hekimi sunacaktır. 

Diş Eti Estetiği Nedir?

Diş eti söz konusu olduğunda en sık başvurulan branşlardan biri de diş eti estetiği uygulamalarıdır. Diş eti ile ilgili meydana gelen sorunlar yalnızca enfeksiyon ve iltihap ile sınırlı değildir; çoğu durumda hastalar, diş etlerinin estetik görünümü konusunda da en az hastalık kadar endişe ve stres duyabilmektedir. Bu gibi durumlarda devreye giren diş eti doktoru, estetik açıdan hastayı memnun etmek için farklı tedavi yöntemlerine başvurabilmektedir. İşte onlardan bazıları:

1. Diş Eti Botoksu

Eğer gülümsediğinizde diş etleriniz 2 mm ve daha fazla olacak şekilde görünüyorsa, diş eti ile gülümseme söz konusu olabilir. Bunun temel nedenleri arasında aşırı hareketli üst dudak, yetersiz sürmüş dişler ve üst çenenin normalde daha fazla dikey yönde gelişmiş olması yer alır. Bu gibi durumlarda en etkili çözüm ise diş eti botoksudur. Burun kanatlarının yan sınırından yanlara doğru yapılan botoks enjeksiyonu sayesinde diş etleriyle gülümseme sorunundan kurtulmak mümkündür. 

Tedavi, enjeksiyon yapılacak bölgeye uyuşturucu krem sürülmesi ve 5 dakika kadar beklenmesi ile başlar. Botoks enjeksiyonu yapılmadan önce ya da yapıldıktan sonra buz uygulaması yapılabilir; böylece uygulama sonrasında herhangi bir şişlik ya da morluk gözükmez. Tedavinin sonucunu ise tedavi bitimini takip eden ilk 2-3 gün sonunda gözle görünür bir biçimde almak mümkündür. Tedavinin kalıcılığını sağlamak için ise bu yöntemin 4 ila 8 ayda bir tekrarlanması gerekmektedir.

2. Diş Eti Düzeltilmesi

“Pembe estetik” olarak da bilinen diş eti estetiğinin bir diğer alanı da diş eti düzeltmesidir. Diş eti beyazlaması ya da diş eti büyümesi gibi sorunlarda devreye giren yöntemler, diş etlerinin çok daha estetik ve doğal görünmesine amaçlayan tekniklerden meydana gelir. Gingivektomi diş etinin kesilmesini ve küçültülmesini ifade ederken gingivoplasti, yamuk ya da çarpık duran diş etinin düzeltilmesi anlamına gelmektedir. Diş eti çekilmesi nedeni ile oluşan pembe estetik problemleri ise yeni doku oluşumu ve tamiri işlemleri ile, yani rejenerasyon tekniği ile düzeltilebilmektedir.

3. Flap Ameliyatı

Flap ameliyatı, kemik yıkımının ilerlediği durumlarda diş eti dokusu altındaki kemiğe doğrudan müdahale edebilmek adına gerçekleştirilir. Bununla birlikte diş eti dokusunda oluşmuş diş eti ceplerini uzaklaştırmak için de yapılan flap operasyonu, basit bir lokal anestezi ile tamamlanır ve hastaya herhangi bir ağrı teşkil etmez. 

İşlem sırasında diş eti dokusu kaldırılır, cep dokusu elimine edilir, kemikteki düzensizlikler giderildikten sonra da gerek duyulduğu halde oluşan bozukluklar, kemik tozları kullanılarak tedavi edilir. Diş etinde ve kemikte meydana gelen hastalığın boyutuna göre sınıflandırılan bu işlem, doktorun talimatlarına ve tavsiyelerine uyulduğu sürece hiçbir yan etki göstermeden tamamlanabilmektedir.

Kliniğimizde sunulan diş eti hastalıkları ile ilgili hizmetler hakkında detaylı bilgi almak, diş eti tedavisi fiyatlarını öğrenmek ve hemen randevu almak için bizlerle iletişime geçmeniz yeterlidir.